2090- Satılan mal ile karşılığında alınan
bedelde bir takım şartlar öngörülmüştür. Bu şartların toplamı beştir:
1) Ölçü, tartı, sayma ve benzeri şeyler üzere satılan malın
miktarı [taraflarca] bilinmelidir.
2) Teslim edilebilir olmalıdır. Dolayısıyla kaçmış bir at
gibi teslim edilmesi mümkün olmayan şeyin satışı sahih değildir. Fakat kaçmış
bir köle örneğin, halı gibi teslim edilebilir bir şeyin beraberinde satılırsa,
o köle bulunmasa bile, muamele sahihtir. Ancak, köleden başkasında böyle bir
satış sakıncalıdır.
3) Satılan mal ile alınan bedeldeki özellikler tamamıyla
tayin edilmelidir. Çünkü bu özellikler sayesinde halkın alış verişe eğilimi
farklı olabilir.
4) Satılan mal ile alınan bedelde başkasının hakkı
olmamalıdır. Dolayısıyla insan, yanına rehin olarak bırakılan malı sahibinin
izni olmadan satamaz.
5) İhtiyat gereği, malın bizzat kendisi satılmalıdır,
menfaati değil. Gerçi güçlü görüşe göre [menfaatinden yaralanmak üzere de malı]
satmak caizdir. O hâlde örneğin, bir evin mülkünü değil de yıllık menfaatinin
satışı sahihtir. Hatta alıcı bedel olarak para yerine, mülkün menfaatini verir,
meselâ aldığı bir halı karşılığında, evin bir yıllık menfaatini ona devrederse,
sakıncası yoktur. Bunlarla ilgili hükümler, daha sonra açıklanacaktır.
2091- Bir şehirde, ölçü veya tartıyla satılan
mallar, o şehirde ölçü veya tartıyla alınmalıdır. Fakat aynı mal başka bir
şehirde görmekle satılırsa, o şehirde görmekle alınabilir.
2092- Alım satımı tartıyla yapılan bir malın,
ölçüyle de satılmasında sakınca yoktur. Örneğin, on kilo buğday satmak isteyen
kimse, bir kilo buğday alan ölçekle on ölçek buğday verebilir.
2093- Alış verişte gerekli olan şartlardan
birisi bulun-mazsa, satış akdi batıldır. Ancak, [böyle bir alış veriş
gerçekleştikten sonra] alıcı ve satıcı birbirlerinin malında tasarruf etmeye
izin verirlerse, tasarruf etmelerinde sakınca yoktur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder