2081- Satıcı ile alıcıda şu altı şartın
bulunması gerekir:
1) Bulûğ çağına ermiş olmalıdırlar.
2) Akıllı olmalıdırlar.
3) Şer'î hâkim tarafından kendi mallarında tasarruf etme
hakkını kullanmaları yasaklanmış kimselerden olmamalıdırlar.
4) Alış verişi, niyet üzere yapmalıdırlar. Dolayısıyla şaka
olarak; "Bu malımı sattım." demekle, muamele geçerli olmaz.
5) Birileri tarafından ikrah (=zorlama)
altında bulunmayıp, alış verişi kendi istekleri üzerine yapmalıdırlar.
6) Her ikisi de verdiklerinin maliki veya [muamele küçük
çocuğun adına yapılacak olursa] dedesi veya babası gibi malın tasarruf yetkisi
elinde bulunan kimselerden olmalıdırlar. Bunlarla ilgili konular, sonraki
hükümlerde geniş bir şekilde açıklanacaktır.
2082- Alış veriş yapması için babası veya dedesi
izin verse bile, bulûğa ermemiş bir çocukla yapılan muamele batıldır. Fakat
çocuk mümeyyiz olur ve değeri az olduğundan dolayı genelde çocukların yaptığı
alış veriş türlerinden olursa, sakıncası olmaz. Bunun gibi, bir çocuk, parayı
satıcıya verip, malı alıcıya teslim etmek ya da malı alıcıya verip, parasını
satıcıya ulaştırmak üzere vasıta olursa, bu alış veriş sahihtir. Çünkü bu alış
veriş, gerçekte baliğ olan alıcıyla satıcının arasında gerçekleşmiştir. Ne var
ki satanla satın alanın, çocuğun parayı ve malı sahiplerine ulaştıracağını
kesin olarak bilmeleri gerekir.
2083- Baliğ olmayan çocuğa bir şey satan yahut
ondan bir şey satın alan kimsenin aldığı parayı veya malı, onun asıl sahibine
geri vermesi ya da alış verişi geçerli kılması için sahibinden icazet alması
gerekir. Eğer sahibini tanımaz ve tanıma imkânı da olmazsa, sahibi bilinmeyen
malın hükmünü uygulayarak aldığı o şeyi sahibi adına sadaka niyetiyle fakire
vermelidir. Fakat aldığı şey, çocuğun kendi malı olursa, çocuğun velisine, onu
da bulamazsa, şer'î hâkime vermelidir.
2084- Henüz bulûğa ermemiş bir çocukla alış
veriş yapan kimsenin verdiği para veya mal, çocuğun yanında telef olursa,
çocuktan veya velisinden tazminat ödeme talebinde bulunamaz.
2085- Alış verişe mecbur edilen alıcı veya
satıcı, ikrah altındaki pazarlaşmadan sonra yapılan bu alış verişi geçerli
kılarak onaylar ve razı olduğunu söylerse, alım satım akdi sahih olur. Fakat,
müstehap ihtiyat gereği alış veriş akdini tekrar okumalıdır.
2086- Başka birinin malını izni olmaksızın satan
kimsenin satışına, mal sahibi razı olmaz ve de onaylamazsa, alım satım akdi
geçersiz olur.
2087- Küçük çocuğun velisi olan baba ile babanın
babası, çocuğun malını ancak onun için zararlı olmadığı takdirde satabilirler.
Hatta herhangi bir maslahat söz konusu olmadığı sürece, satmamaları daha
iyidir. Fakat ölen baba ile büyük babanın vasîsi ve şer'î hâkim, çocuğun
malını, ancak maslahatı malı satmakta olduğu takdirde satabilirler.
2088- Haksız ve zorla birinden aldığı (=gasp ettiği) bir malı satan kimsenin satışını
mal sahibi sonradan onaylarsa, muamele sahih olur. Ancak, farz ihtiyat gereği
alıcı ile satıcı, mal ve karşılığı için olan menfaat üzere sulh yapmalıdırlar (=anlaşmalıdırlar).
2089- Parası kendisinin olsun diye başkasından
gasp ettiği malı satan kimsenin satışını mal sahibi onaylamazsa, muamele batıl
olur. Hatta malı gasp eden kimse için satışı izin vermekle onaylasa bile, akdin
sahih olmasında sakınca vardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder